Merzifon Gençlik Muhalefeti

DEMOKRATİK LİSE MÜCADELESİNDE GENÇ DÜŞ'TEN LİSELİ GENÇLİK MUHALEFETİ'NE
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 GENÇ DÜŞ SAVAŞ KARŞITI EYLEM

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Destan

avatar

Mesaj Sayısı : 175
Kayıt tarihi : 11/04/08
Yaş : 27

MesajKonu: GENÇ DÜŞ SAVAŞ KARŞITI EYLEM   17th Nisan 2008, 20:14

Genç Düş'ten Savaş Karşıtı Etkinlik

--------------------------------------------------------------------------------

Genç Düş'ten Savaş Karşıtı Etkinlik
Lise ve Dersane öğrencilerinin oluşturduğu Genç Düş "Dersimiz Savaşsa katılmıyoruz! SavaşKarşıtı Hareket ve Küresel BAK" başlığı ile örgütlediği ve konuşmacı olarak Küresel BAK Yürütme Kurulu üyesi Kerem Kabadayının söyleşi 20 Kasım Pazartesi saat:14.00'de TAKSAV Konferans Salonunda 90 Lise ve Dershane öğrencisinin katılımı ile yapıldı.

Liseli bir öğrencinin yaptığı açılış konuşmasının ardından Kerem Kabadayı, SavaşKarşıtı Hareketin oluşması, Türkiye'deki seyri ve Küesel BAK hakkında detaylı bilgi aktardı. Bu aktarımdan sonra karşılıklı sohbet kısmına geçildi. Söyleşi sonunda Lise ve Dershane öğrencileri 17 Mart 2007 için plan ve program yaparak bu etkinliğe en genişşekilde katılacaklarını belirttiler.

Kerem Kabadayı'nın Konuşması..
o Öncelikle kendimi tanıtayım: 3 senedir küreselBAK çalışmaları içerisinde yer alıyorum. Söyleşiler, eylemler, basın açıklamaları, kamuoyu yaratmak için destek. Grubun yoğun iş yükünden arda kalan zamanda yürütme kurulu toplantılarına katılıyorum.

- Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) 2003 yılı Haziran ayında, tüm dünyada Tarık Ali, Howard Zinn gibi aydınlar tarafından imzaya açılan bir metnin Türkiye'de de imzaya sunulmasıyla kuruldu. Küresel BAK üç öncelikli hedefe sahipti:
• 1. Tüm Türkiye'de bir kampanya birliği inşa etmek. Bugün 40 ilde Küresel BAK aktivistleri savaş karşıtı kampanyalar örgütlüyorlar. Böylece birçok yerde aynı anda aynı slogan etrafında etkinlikler örgütleyerek sesimizi daha güçlü bir şekilde duyurabiliyoruz.
• 2. Küresel anti kapitalist savaş karşıtı hareketle ilişkilerin canlı ve etkin tutulması. Bu uluslararası ilişkiler ABD'nin emperyalist savaşına karşı gelişen yığınsal savaş karşıtı küresel hareketin bir parçası olmamızı ve küresel eylemlerin ve tartışmaların eşgüdümünün merkezinde yer amamızı sağlıyor.
• 3. Küresel BAK kuruluş metninde de belirtildiği gibi, "Örgütsüzleri harekete geçirme"yi amaçladı. Küresel Barış ve Adalet ülkemizin en önemli savaş karşıtı hareketi haline geldi.

- Turkiye’de de dunyadaki kuresellesme karsiti hareketin bir parcasi olarak 2000’lerin basindan itibaren cesitli toplantilar, gosteriler yapiliyordu. Prag’taki IMF ve Dunya Bankasi, Cenova’daki G8 zirvesini protesto gosterileri sirasinda Istanbul’da onlarca toplanti ve basin aciklamalari yapildi. ABD hukumetinin Afganistan isgalinden sonra Irak’a yonelik saldiri planinin yavas yavas netlesmesi ve gundeme oturmasiyla birlikte savas karsiti bir kampanya baslatma ve en genis birlikteligi insa etme ihtiyaci duyulmaya baslandi.
- Nisan 2002 tarihinde kuresellesme karsiti hareket icinde birbirini taniyan insanlar, kurumlar “Savasa Hayir Platformu”nu insa etmeye basladilar. Platformun ana slogani “Kuresel saldiriya ve savasa hayir” idi. Platform kurulusundan itibaren bu slogani benimseyen tum kurum ve bireylere acikti. 1 Aralik 2002’de İstanbul’da ilk Irak savasi karsiti miting orgutlendi. Baslangicta birkac kurumunun imzasi var iken miting 159 orgutun imzasi ile yapildi.
 1 Aralik’tan sonra surec cok hizlandi. Bush ve cetesi surekli Irak’a neden saldirmalari gerektigini anlatarak kamuoyunu arkasina almaya calisiyordu. George W. Bush yaptigi bir konusmada “Irak biyolojik ve kimyasal silahlari depoluyor ve daha fazlasini yapmak icin araclarini yeniliyor.” diyordu. Savunma Bakani Donald Rumsfeld daha ileri giderek “Nerede olduklarini bile biliyoruz, Bagdat’ta, Tikrit’te” diyordu. Gunlerce suren propaganda ile ABD ve dunya halklarini yanlarina almaya calisiyorlardi. Biz ise bu yalanlari desifre ederek kamuoyunu savas karsitligi altinda sokaga dokmeye calisiyorduk. 1 Aralik’tan sonra 159 orgut bir araya gelerek “Irak’ta Savasa Hayir Koordinasyonu”nu kurdu.
 Ocak 2003 tarihinde Porto Allegre’de yapilan ucuncu Dunya Sosyal Forumundan 15 subat’ta kuresel eylem gunu karari cikti. Tum dunya haril haril 15 subat’i orgutlemeye basladi. Bush ve cetesine karsi herkes sokakta olacakti. 15 subat 2003 dunyadaki en buyuk uluslararasi eylem gunu oldu. 600 degisik yerde on milyonlarca insan “Irak’a savasa hayir” dedi. Londra’da 2 milyon, Roma’da 1 milyon kisinin katildigi tarihlerin yazdigi en buyuk gosteriler oldu.
 Ocak ayi icerisinde ABD, savasa Turkiye’yi de sokmak icin baskilara baslamisti. Hem savasa Turk askerlerinin de yollanmasini istiyordu hem de Amerikan askerlerinin Irak’a Turkiye uzerinden gecmesini istiyordu. ABD hukumeti Turkiye halkinin % 90’u savasa hayir derken bunu basarmak icin hukumete agir baski yapiyordu. Irak’ta Savasa Hayir Koordinasyonu, subat basinda baslattigi “halka sor” kampanyasi ile “Halk, savasa hayir diyor” dedi. 1 Mart yaklasirken Bakanlar Kurulu meclise sunulacak tezkereyi imzaladi. Tezkere on binlerce yabanci asker ve techizatin Turkiye uzerinden nakil iznini kapsiyordu. Ve meclis 1 Mart’ta tezkereyi oylama karari aldi. Bundan sonra Turkiye’deki tum savas karsitlari Ankara mitingi icin hazirlanmaya hiz verdi.
 1 Mart 2003’te sabah saatleriyle birlikte Ankara on binlerce savas karsitina ev sahipligine basladi. Yuruyus basladiginda kortejler bitmek bilmedi: Sendikalar, sosyalist partiler, Kurt hareketinin cok sayida bileseni, anarsistler, semt girisimleri, cevre orgutleri, dergi cevreleri, yayincilar, savas karsiti gazeteciler, saglikcilar, egitimciler, Alti Nokta Korler Dernegi uyeleri, Turkiye Sakatlar Dernegi uyeleri, escinsel hareketin aktivistleri, kadin haklarini savunan inisiyatifler, siyasal İslamci cesitli dernek ve platformlar, genclik orgutleri, savasa karsi olan milletvekilleri ve en onemlisi alanda ilk kez boyle bir eyleme katilan binlerce bagimsiz. Katilim o kadar cok oldu ki miting soylenen saatten cok sonra baslayabildi. Mitingin kitleselligi, coskusu ve alti aydir Antalya’dan Van’a, Trabzon’dan Adana’ya Turkiye’nin her yerinde yapilan onlarca gosterinin etkisiyle Meclis tezkereyi ret etti. Ankara’da binlerce savas karsiti gece boyunca sloganlarla zaferi kutladilar. Dunya’da ilk kez bir savas karsiti hareket Hukumeti uzerinde etkili olmus ve zafer kazanmisti.
 O günden bugüne: sürekli eylemle canlı tutulan bir örgütlenme

o Savaş karşıtlığının temelleri:
 Savaş, şiddetin aşırı bir ucudur. (şiddet evde, okulda, sokakta, ikili ilişkilerde)
 Şiddetin yükselmesi, korkuyla beraber daha fazla güvenlik arayışı, yani daha fazla gözetleme, güvenlik önlemi, baskı ve şüpheyi de beraberinde getirir. Üstümüz aranmadan iki adım atamaz hale geliriz. Alışveriş için bile metal detektğründen geçip, okullarımızda güvenlik kameralarına el sallarız, kapılara dikilen özel güvenliklere her gün hesap veririz.
 Savaş, işgal, katliam, şiddetin en üst boyutu.
• İlk Irak işgali (televizyonlar, muhteşem katliam teknolojileri, cnn, fox tv) özal gecenin bir yarısında gelen telefonda hava sahasını kullanma izni vermişti.
• İkinci Irak işgali, yalanlar, katliamlar (650000 ölü)
• Çavuş jimmy massey: “ırak’ta soykırım yapıyoruz” sivil katliamları, misket bombaları, seyreltilmiş uranyum
• Afganistan: taliban güçlerine karşı nato, “ek güç gelmezse halk taliban tarafını tutabilir?” amerika’nın yeşil kuşak projesinin yeşerttiği islami savaşçılar.

o Emperyalizmin savaşı
 Niye ortadoğu?
• Irak, İran, Suriye, Lübnan, Filistin? Peki biz nerede yaşıyoruz? Avrupa’da mı?
• Dünya Savaşı denen şey aslında paylaşım savaşıdır ve paylaşım sabitlenmedi hala.
• Emperyalist güçler, dinleri, mezhepleri, kavimleri ve milletleri birbirine kırdırarak kendi işgallerine zemin yaratıyor. Ardından da iç savaş uyarısı yapıyor. Bu tehdit, Suriye, İran, Türkiye için de geçerli.
 İsrail terörizmi:
• Lübnan saldırısı: sivil kayıplar 1300 civarında
• Filistin, Gazze şeridi, Batı Şeria
• Filistin’de de bir dram yaşanıyor. devamlı insanlar ölüyor. İsrail öyle bir devlet ki, devlet politikası olarak suikastı savunuyor. suikast yapıyor ve bunu üstleniyor. Devlet politikası olarak bunu üstleniyor. İşkence; yine devlet politikası olarak yapıyor ve üstleniyor. Sivillere saldırıyor, devamlı saldırıyor, devamlı siviller ölüyor ve bunu da şöyle açıklıyor: “Ne yapalım, o mahallede silahlı militanlar vardı. Biz, onları öldürmek için nokta atışı yaptık; ama…”
• CEMİLE EL ŞANTİ (*) *)Hamas'tan Filistin Yasama Konseyi'ne seçilmiş milletvekili, Beyt Hanun, 9 Kasım 2006 : “Dün şafak vakti, İsrail hava kuvvetleri evimi bombalayarak imha etti. Hedef bendim, ama saldırıda benim yerime, sekiz çocuğu olan dul yengem Nahla öldü. Aynı saldırıda, İsrail silahlı kuvvetleri Gazze Şeridi'nde Beyt Hanun kentindeki bir yerleşim bölgesini topa tuttu. Sonuç: Birçoğu yataklarında uyurken ölen 19 kişi ve 40 yaralı. Katliamda Atamna ailesi 16 kişi üyesini kaybetti: Ölenlerin en yaşlısı Fatma 70, en genci Dima ise bir yaşındaydı; yedisi çocuktu. Beyt Hanun'da bir hafta içinde ölenlerin sayısı 90'ı geçti.Bu, Gazze'den çekildiğini ilan etmesinden bu yana İsrail'in Beyt Hanun'a gerçekleştirdiği onuncu saldırı. İsrail bu kenti, 28.000 sakininin topluca cezalandırıldığı kapalı bir askeri bölgeye dönüştürdü. Kent günler boyunca İsrail tankları ve birlikleri tarafından kuşatılıp topa tutuldu. Elektrik ve su kesildi ve ölü sayısı hızla artarken ambulansların kente girmesine izin verilmedi. İsrail askerleri evlere saldırdı, insanları evlere kapattı, keskin nişancılarını çatılara yerleştirdi ve hareket eden her şeye ateş açtı. Geçtiğimiz perşembe günü 15 yaşın üzerindeki bütün erkekler alınıp götürüldü. Oğullarımız, kocalarımız ve kardeşlerimize ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz. İç çamaşırları çıkarttırıldı, elleri kelepçelendi ve götürüldüler.”
 5 Eylül tezkeresi ve Lübnan’a giden türk birliği:
• Ankara’da miting yapıldı. Ben de KüreselBAK kortejindeydim. Hükümet tezkereyi ya geçirecekti ya da düşecekti.
• Lübnan'ın güneyindeki Hıyam bölgesinde radyoaktif maddeyle ilgili araştırma yapan İtalyan gazetecilerden Flaviano Masella, İsrail'in attığı bombaların bölgede radyoaktif kalıntılar bıraktığını kanıtladığını söyledi. Hıyam bölgesinde Türk birliği görev yapıyor. Masella, yaptığı açıklamada, “Yaptığımız araştırma, İsrail'in atmış olduğu bombaların, Hıyam'da radyoaktif kalıntılar bıraktığını kanıtladı. The Independent (İngiliz gazetesi), zayıflatılmış uranyum içeren bombalar kullanıldığını ortaya çıkarmıştı. Bölgeden aldığımız toprak örneği ise sadece zayıflatılmış uranyum değil, zenginleştirilmiş uranyum kullanıldığını da gösterdi” dedi.
 Basının tutumu
• HaberTürk ve Doğan sermayesi (Petrol Ofisi)
• Yükseltilen milliyetçi – şövenist –osmanlıcı dalga
• Bu işgallerin emperyalist doğasını afişe etmek gerekir, “çocuklar ölmesin” demek değil.
• Savaş karşıtlığına yapılan saldırılar: hizbullah destekçiliği, taliban destekçiliği, saddamcılık, molla rejimi destekçiliği
• Alternatif basın-yayın mecraları, haysiyetli basın mensupları ve kurumlar.
• Bilgiye ulaşmaktan daha da önemlisi bilgiyi eleyerek değerlendirebilme.

o Bugünkü durum ve gelecek. Karamsar olmamalı, eyleme geçmeli, beraberimizde kitleleri hareketlendirmeliyiz.

 George W. Bush önderliğindeki emperyalist soygun çetesi, ABD’de yapılan seçimlerde ağır bir yenilgi aldı. Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld istifa etti. ABD askerleri Irak’ta halkı öldürüp ve işkence ederken, Bush ve çetesi Irak’ta her şeyin yolunda olduğunu söylemeye devam etti. Ortadoğu’da İsrail siyonizminin Filistin’e ve Lübnan’a yönelik saldırıları da yine Bush ve çetesi tarafından desteklendi.
 Üç yıl önce Irak’ı işgal ederken Ortadoğu’ya biçim vermekten, halkları ‘uygarlaştırmaktan’ söz eden Bush ve ekibinin saldırgan ve işgalci politikaları, 2006 Kasımında ABD halkından sert bir HAYIR yanıtı aldı. Bugün artık, rahatlıkla söyleyebiliriz ki onu, Irak’ın yoksul mahallelerinde, kent, kasaba ve köylerinde işgalciye karşı direnişi sürdürenler yendi.
 Direniş önce dünya halklarına, sonra da ABD halkına kendilerine söylenen her şeyin yalan olduğunu; Bush’un saldırganlığının tüm dünya için yıkım ve ABD halkı için evlat acısı ve gözyaşı demek olduğunu bütün kanıtlardan daha parlak ve inkâr edilemez biçimde gösterdi.
 ABD seçimlerinin sonuçları, bizlerin de bir parçası olmaktan onur duyduğumuz, küresel savaş ve işgal karşıtı hareket için bir zafer anıdır. Amerika’nın aydınlık yüzünü temsil eden savaş ve işgal karşıtı güçler, Bush’u adım adım izlediler. Yalanlarını her yerde açığa çıkardılar. Evlatları ölen asker annelerinin acılarını kendi acılarına kattılar. Ve sonunda işte Bush’a ve temsil ettiği her şeye hayır diyerek, Bush’u durdurabileceklerini de gösterdiler.
 ABD'den savaş karşıtları, 17 Mart'ta, "Irak'tan elini çek" gösterileri için uluslar arası bir çağrı yaptı. 4-6 Kasım'da Frankfurt'ta toplanan Avrupa Sosyal forumu ön hazırlık toplantısında, savaş karşıtları buluştu. Bu buluşmadan ABD'deki savaş karşıtlarının çağrısına kalpten bir destek kararı çıktı.
 Şimdi tüm dünyada 17 Mart'ta büyük gösteriler için hazırlıklar başlıyor. Bizler de savaşa karşı çıkan tüm muhaliflerin bir araya geleceği büyük bir gösterinin örgütlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede, "Irak'tan elini çek-İran'a dokunma" üst sloganıyla, "ABD-DEFOL-BUSH" başlıklı bir kampanya örgütlemenin, savaşın bugün ulaştığı boyutlara en iyi yanıt olacağına inanıyoruz.
 Çok yaygın, tüm muhalif kesimleri savaş karşıtlığı etrafında bir araya getirecek olan ve sonunda büyük bir gösteriyle ABD ile işbirliği yapanların sonunun ne olduğunu tüm egemenlere hatırlatacak olan, "birlik,çeşitlilik, direniş" esprisiyle örgütlenecek bir kampanyayı, birlikte örgütleyeceğiz.

o Hayatlarımızın, sürekli tehdit ve baskılar altında geçmesine göz yummamak, katliamların önüne geçmek ve silahların çizdiği sınırlar içerisinde değil, halkların elele verip düşmenlıkları ve tel örgüleri, utanç duvarlarını haritalardan sildikleri bir dünya yaratmak mümkün!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
GENÇ DÜŞ SAVAŞ KARŞITI EYLEM
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Türk Boyları savaşçıları
» KIRGIZ-ÖZBEK SAVASINA DOGRU..
» Türkler ve İslamiyet
» ŞİÎ İŞBİRLİKÇİLER
» DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN SAVAŞI ( SENARYO )

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Merzifon Gençlik Muhalefeti :: Gençlik Muhalefeti-
Buraya geçin: